Burayı sadece bir sinema blogu olarak kullanmayacağım, nede olsa kimse iplemiyo ben ne istersem onu yazarım, benim sayfam ne de olsa burası, twitter yazmak istedim mesela şu an.
Evet bazen yazıyoruz twitter eskisi gibi değil diye ama bunu bugün ciddi anlamda anladım, gerçekten ilk çıktığında çok samimi bir ortam vardı ama nerde bokluk orda çokluk olayı, twitter'dan bugün ciddi anlamda soğudum, hesap kapamam çünkü ben istediğim zaman ordan uzak kalacak iradeye sahibim ama yine de kapamayı da düşünmedim değil, saat 23.20 gibi girdiğimde twitter'a hash tag olarak şu üç boktan kelime vardı: türk kızı, ayıp şarkılar ve bence seks, boktan derken twitter kullananlar ne demek istediğimi anladı.
Mesela ilkinden başlayalım türk kızı hash taglerini okudum belirli bir süre, hakaretler mi istersiniz, aşağılamalar mı istersiniz, küfürler mi istersiniz maşallah hepsi vardı, bu hakaret, küfür yazanların anneleri de zamanında türk kızıydı ve bunların %90'ı bir türk kızına aşık olmuş ve bundan sonra yine aşık olacak kişilerdi, bana ne yani eğlenmeyelim mi diye sorabilirsiniz tabi ki eğleneceğiz, hatta ben hep derim twitter'ı fazla ciddiye almamak gerekli diye, oraya stress atmak için girmek en güzeli ama seviyeyi de korumak gerekir diye düşünüyorum.
Çok samimi ve güzel insanlar da tanıdım twitter'dan ve eminim ki tanımaya devam edeceğim, çok da güzel bir yer orası ama maalesef çoğu insan orda doğal değil, eskisi gibi olmamasının sebebi de bu zaten, eskiden herkes kendisiydi, kasmadan yazar, eğlenirdi ama şimdi, şimdi maalesef tribünlere oynayan çok daha fazla, bu da popüler bir yer olmasından kaynaklanıyor tabi ki, ben alternatifini buldum twitter'ın ve şu an orda herkes çok samimi, umarım orası da bozulmaz ve hep öyle kalır.
Bazen detoks iyidir, ara vermek, kendinle kalmak, kendine vakit ayırmak önemlidir, size de tavsiye ederim, twitter'a en az 6 ayda, hiç olmadı sene de bir az ara verip detoks yapın, iyi gelecektir, daha iyi hissettirecektir. İyi geceler.
27 Şubat 2012 Pazartesi
26 Şubat 2012 Pazar
And The Oscar Goes To...

Veee büyük gün geldi bu gece saatler 03.30’u gösterdiğinde Dünyanın en büyük showu olan Oscar töreni başlayacak ve 2011'in en iyileri ödüllerini alacak. Dünyanın en büyük showu olduğu gibi en prestijli ödülü de Oscar ödülüdür, her oyuncunun, yönetmenin, yapımcının en büyük hayali Oscar kazanmaktır.
Bu sene gerçekten çok çekişmeli bir sene oldu, son 10 senenin en iyi yılı oldu sinema açısından ve dolayısıyla bu gece inanılmaz çekişmeli ve favorisiz bir tören izleyeceğiz e bu da heyecanı arttıracak, ayrıca Oscar töreni denilince akla gelen ilk kişi olan efsane Billy Crystal geri döndü ve geçen seneki skandaldan sonra bu sene harika bir show izleyeceğimizin garantisini ben sizlere verebilirim.
Adayları değerlendirmiştik açıklandıkları zaman, filmler izlendi ve kimlerin kazanacağı belirlendi, az önce de dediğim gibi bu sene favori yok denecek kadar az, o yüzden baya zorlandım tercihlerimi yaparken, umarım bazı senelerde olduğu gibi hak etmeyenlere gitmez Oscar diyerek, tahminlerimi yazmaya başlıyorum.
Oscar'da ödül verilen 24 dal var bunlardan 3'ü kısa film, belgesel ve animasyon dalları ve maalesef onları bulup izleme gibi şansımız yok o yüzden kalan 21 dal için yapacağım tahminlerimi.
Ana dalları en son yazayım da heyecan artsın, gerçi direk alta inip bakabilirsiniz tabi ki o da size kalmış ama bence hepsine göz gezdirmekte fayda var.
En İyi Ses Miksajı: Tek favori Hugo, rakibi de yok bu dalda.
En İyi Ses Kurgusu: Bu dalda da Hugo diyorum, çok sürpriz olursa Transformers diyebiliriz ama sanmam sürpriz olacağını, Hugo rahat kazanır.
En İyi Görsel Efekt: Ben belki de biraz duygusal olarak Rise of the Planet of the Apes diyorum, kazanır mı bence kazanır ama rakipleri de güçlü Real Steel ve Transformers alırsa da sürpriz olmaz ama bence Rise of the Planet of the Apes alacaktır.
En İyi Makyaj: Bu dalda 3 aday var ve 3 aday da favori, yani 3 filmde de gerçekten harika makyajlar yapılmış ama her ne kadar diğer iki filme saygı duysam da Merly Streep'i Margeret Thatcher'a benzeten makyözler için The Iron Lady kazanır diyorum.
En İyi Kostüm: Her sene bu dalda ödülü İngiliz Kraliyet filmleri alır ama bu sene öyle bir film yok o yüzden The Artist bu ödülü kimseye bırakmaz.
En İyi Sanat Yönetmeni: Tek favori Hugo, rahatça kazanır.
En İyi Kurgu: The Artist bu dalda tek favori ve kazanacaktırda ama The Girl With Dragon Tattoo kazansa ve herkes şok olsa keşke.
En İyi Şarkı: Bu sene bu dalda sadece iki aday: The Muppets ve Rio. Akademiyi bu konuda eleştirmek istiyorum 5 aday yapabilirlerdi diğer dallar gibi, 2 aday olması gerçekten bu dal için çok kötü olmuş zaten iki adayın olduğu bu dalda favori The Muppets.
En İyi Müzik: The Artist'in kazanacağı bolca ödülden biri de bu olacaktır, rakibi yok bu dalda.
En İyi Belgesel: Ben şahsen Pina'nın almasını istiyorum ama alır mı? Zor, bir Alman belgeseline karşı 4 Amerikan belgeseli, Akademi bu dalda sanattan daha çok gerçek belgesellere şans veriyor, Pina müzik ve dansın birleştiği harika bir belgesel ve bence kazanmalı ama sanırım ya Undefeated ya da Paradise Lost 3: Purgatory kazanacak, umarım sanat kazanır ve Pina bu dalda iki favoriyi geçerek En İyi Belgesel Oscar’ını kazanır.
En İyi Animasyon: Bu dalın tek favorisi Rango, harika bir animasyon olmuş ve rakipleri gerçekten onun karşısında çok vasatlar, o yüzden sürpriz olmaz ve Rango kazanır.
En İyi Görüntü Yönetmeni: Tartışmasız The Tree of Life almalı bu ödülü, rakibi bile olmamalıydı direk verilmeliydi diyorum, o kadar iyi bir iş çıkarılmış filmde, yine de sürpriz olursa The Artist yapar bu dalda sürprizi.
En İyi Yabancı Film: 2011'in en iyi filmleri arasına da soktuğum ve hatta eğer İran filmi olmasaydı çok daha fazla adaylık alabileceğine inandığım A Separation kazanır, son senelerde çekilen en iyi Avrupa filmi. Diğer adaylar sadece adaylıklar dolsun diye aday yapılmış bu dalda, A Separation çekilmeseydi bir rekabet olabilirdi.
En İyi Uyarlama Senaryo: Bu dalın favorisi The Descendants, sürpriz yapsa yapsa Hugo yapabilir.
En İyi Orjinal Senaryo: Eğer bu dalda adaylar arasında Woody Allen varsa diğer adaylara bakmam bile, Midnight İn Paris ile Woody Allen kazanır ama bi haksızlık yapılmak istenirse The Artist'e verir Akademi.
En İyi Yönetmen: Benim duygusal favorim Hugo ile Martin Scorsese, ama maalesef The Artist ile Michel Hazanavicius alır, umarım sürpriz olur ama zor.
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Oscar'a gelene kadar kazanmadık ödül bırakmayan Octavia Spencer Oscar'ı da bırakmaz. The Help filminde Minny rolüyle harikalar yaratmıştı Spencer ve bu ödülleri de haketti fazlasıyla.
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Aynı Spencer gibi Oscar'a gelene kadar tüm ödülleri toplayan Christopher Plummer 83 yaşında o çok istediği Oscar'ına kavuşacak.
En İyi Kadın Oyuncu: Bu dalda aday olan 5 oyuncu da müthiş işler çıkarmışlar, hatta ben bu 5 oyuncuya We Need to Talk About Kevin filmi ile Tilda Swinton'u da eklerim, bu 6 oyuncu da bu sene en iyi kadın oyuncu oscarını hak ettiler ama maalesef bu ödülün bir kazananı olacak, ya Meryl Streep alacak ya da Viola Davis, ben her ne kadar Streep'in almasını istesem de hak eden tarafın Davis olduğunu düşünüyorum ve geçmişteki yazılarımda söylediğim isteğimi yeniliyorum keşke akademi 69 senesinde yaptığını yapsa (1969 yılında Barbra Streisand Funny Girl, Katherine Hepburn de The Lion in Winter ile En iyi Kadın Oyuncu Ödülünü kazandılar ve bu Oscar tarihinde ilk oldu) ve hem Davis'e hem Streep'e verse ödülü, yapılmayacak şey değil, ne dersiniz olur mu böyle büyük bir sürpriz, inşallah olur çünkü hangisi alırsa diğerine üzüleceğim.
En İyi Erkek Oyuncu: Bir tarafta Hollywood'un en iyi jönlerinden George Clooney diğer tarafta The Artist filminin büyük bir fenomene dönüşmesinde aslan payının sahibi Jean Dujardin, Clooney mi? Dujardin mi? Şu an ödül ortada, bir favori yok hangisi kazanırsa sürpriz olmayacak, Screen Actors Guild'i kazanarak Dujardin bir adım öne geçti aslında ama Amerikan halkının Clooney sevgisi de tüm Dünya tarafından biliniyor, benim kanaatimi sorarsanız Clooney almalı derim ama Dujardin'e de haksızlık etmemek gerekir, En İyi Aktör Oscar’ını kimin kazanacağı sabah 6.30 gibi belli olacak, kim kazanır bilemem ama şu bir gerçek ki 24 dal arasında en çekişmeli geçecek dal bu dal ve dolayısıyla heyecanın en yüksek olduğu dal olarak bu senenin en çok merak edilen ve en gözde ödülü olacak.
En İyi Film: Gelelim en kıymetli ödül olan en iyi film ödülüne, The Artist buraya gelene kadar Golden Globe başta olmak üzere Bafta, Critics Choice ve dün gece Independent Spirits ödülünü de kazandı yani kısacası kazanmadık ödül bırakmadı ve dolayısıyla bu dalda rakibi yok. 2011'in en iyi film oscarını THE ARTIST kazanır ve oscar töreni biter.
21 dalda tahminlerimi yazdım bakalım kaç tanesi tutacak, umarım çok güzel bir show izleriz ve uykusuz kaldığımıza değer ki değeceğine eminim, saatler 00.00 olduğunda Ntv canlı yayına girecek ve Oscar heyecanı başlayacak, 1’de kırmızı halı başlayacak ve 3.30’da da ödül töreni ile heyecan doruklara ulaşacak, hep dediğim gibi bize bu harika showu hazırladıkları için EN DI OSKIR GOOZ TU The ACADEMY Of Motion Picture Arts and Sciences.
13 Şubat 2012 Pazartesi
En iyi AŞK filmleri
Madem yarın 14 Şubat, madem yarını St Valentine sevgililer günü olarak ilan etmiş, ben de benim en çok etkilendiğim 15 filmi sizlerle paylaşmak istedim.
Bu filmlerin hepsinde AŞK fazlasıyla var, kiminde çıkarsızca AŞK, kiminde platonik AŞK, kiminde aldatmalı AŞK, kiminde ise ölümsüz AŞK ama bu filmlerdeki AŞK'ların hepsi bu zamanda bulamadığımız GERÇEK AŞK.
Casablanca-1943
Brief encounter-1945
An affair to remember-1957
An officer and gentleman-1982
Dirty dancing-1987
Before sunrise ve before sunset-1995, 2004
Moulin rouge!-2001
Unfaithful-2002
Eternal sunshine of the spotless mind-2004
The notebook-2004
A momet to remember-kore filmi-2004
Wall-e-2008
500 days of summer-2009
Blue valentine-2010
Perfect sense-2011
Bu filmlerin hepsinde AŞK fazlasıyla var, kiminde çıkarsızca AŞK, kiminde platonik AŞK, kiminde aldatmalı AŞK, kiminde ise ölümsüz AŞK ama bu filmlerdeki AŞK'ların hepsi bu zamanda bulamadığımız GERÇEK AŞK.
Casablanca-1943
Brief encounter-1945
An affair to remember-1957
An officer and gentleman-1982
Dirty dancing-1987
Before sunrise ve before sunset-1995, 2004
Moulin rouge!-2001
Unfaithful-2002
Eternal sunshine of the spotless mind-2004
The notebook-2004
A momet to remember-kore filmi-2004
Wall-e-2008
500 days of summer-2009
Blue valentine-2010
Perfect sense-2011
1 Şubat 2012 Çarşamba
Screen Actors Guild Awards

Screen Actors Guild(sag)ödülleri iki gün önce açıklandı, sektör ödüllerinin en önemlisi sag'dır ve genelde Sag'ı kazanan oyuncular Oscar'da da oyunculuk dallarını kazanırlar, o yüzden önemi büyüktür bu ödüllerin Oscar yarışında. Ayrıca son 7 senede Sag'ı kazanan oyuncuların oscar'ı da kazandığını yazayım da bu ödülün oscar için ne kadar belirleyici bir ödül olduğu iyice anlaşılsın.
Gelelim kazananlara, 3 dalda kazananlar beklenilen adaylar oldu ama bir dal var ki kazanan açıklandığında tüm salon şok oldu, buna Tv başında ben de eşlik ettim. Önce beklenenleri yazalım.
En iyi yardımcı erkek oyuncu : Bu ödüle bu sene Christopher Plummer The Beginners filmindeki eşcinsel baba rolüyle resmen ambargo koydu, tüm ödül törenlerinde istisnasız bu ödülün kazananı hep o oldu ve Oscar'da da bu ödül için başka adaydan bahsetmek imkaansız, Plummer o çok istediği Oscar'ına 83 yaşında kavuşacak.
En iyi yardımcı kadın oyuncu : Aynı yardımcı erkekte olduğu gibi yardımcı kadında da kazanan önceden belliydi, The Help filmindeki harika performansıyla Octavia Spencer bu ödüle ambargo koydu ve her yerde bıkmadan kazandı, Sag'ı da kazandığına göre Oscar için hiç bir engel kalmadı Spencer için.
En iyi kadın oyuncu : Bu ödül iki kişi arasında gidip gelecekti Golden Globes'da Meryl Streep kazanmıştı ve burda da kazanırsa 3.Oscarı hayırlı olsun diyebilirik ama rakibi de sert kayaydı ve bu yarışı kolay kolay bırakacak biri değildi, The Help filmini alıp götüren adeta oyunculuk gösterisi yapan Viola Davis de en az Streep kadar Oscar'ı hak ediyordu ve Sag'ı kazanarak Oscar öncesi durumu eşitledi, Oscar için tahminimi sonra yazacağım ama iki oyuncu da bu sene Oscar'ı hakediyorlar o yüzden keşke 68 senesindeki gibi bir mucize olsa da ikisine de verilse Oscar.
En iyi erkek oyuncu : İşte tek süprizin gerçekleştiği kategoriye geldik, bu dalda ya Brad Pitt ya da George Clooney kazanacaktı herkes de öyle bekliyordu ki bi anda Jean Dujardin ismi açıklandı, salondaki herkes şok oldu bu ismin açıklanmasıyla, aslında sonradan düşündüğümde bu adam Cannes'da da en iyi erkek ödülünü kazandı, o yüzden o kadar da şaşırmamak gerekir ama özellikle Abd medyası dikkati tamamen iki starının üzerine çektiği için Dujardin'i biraz göz ardı ettik. Şimdi Oscar'da bu dal inanılmaz bir çekişmeye sahne olacak bir tarafta hollywood'un iki yakışıklı stari Clooney ve Pitt diğer tarafta Cannes ve Sag'ı kazanarak bu yarışta ben de varım diyen Fransız Dujardin, bakalım kim galip çıkıcak bu inanılmaz yarıştan.
24 Ocak 2012 Salı
Oscar adayları açıklandı
Az önce Oscar adaylıkları açıklandı ve sıcağı sıcağına adayları yazıp, değerlendirmelerimizi yapalım.
En iyi film adayları:
The Artist
The Descendants
Extremely Loud and Incredibly Close
The Help
Hugo
Midnight in Paris
Moneyball
The Tree of Life
War Horse
Bu dalda kaç filmin aday olacağını kimse bilmiyordu 5-10 arası deniyordu, 9 yaptı aykırı akademi, The Tree of Life'ın adaylığı beni çok mutlu etti hak etti çünkü ama Extremely Loud&Incredibly Close'un adaylığına şok oldum, tamamen lobi ile adaylık kazandı, kesinlikle haketmedi aday olmayı. Onun yerine Tinker, Tailor, Soldier, Spy aday olmalıydı yada Drive. Onun dışında hakeden filmler aday olmuş.
9 adaylık olmasına rağmen yarış 3 aday arasında geçecek bu filmler: The Artist, Hugo ve The Descendants olacak.
En iyi erkek oyuncu adayları:
George Clooney-The Descendants
Brad Pitt-Moneyball
Jean Dujardin-The Artist
Gary Oldman-Tinker, Tailor, Soldier, Spy
Demian Birchir-A Better Life
Leonardo Dicaprio ve Michael Fassbender'in adaylık dışı kalması herkesi şaşırttı ama akademi sever böyle şokları, Leo ve Fassbender yerine listeye giren Demian Birchir A Better Life'da gerçekten çok iyiydi ama yine de Fassbender'i kesemezdi, Oldman ise Tinker, Tailor, Soldier, Spy'da adeta oyunculuk dersi vermiş o yüzden Leo yerine aday olması bence doğru karar.
En iyi kadın oyuncu adayları:
Glenn Close-Albert Nobbs
Viola Davis-The Help
Rooney Mara-The Girl with The Dragon Tattoo
Meryl Streep-The Iron Lady
Michelle Williams-My Week with Marilyn
Bu dalda en büyük şok We Need to Talk About Kevin ile harika bir oyunculuk sergileyen Tilda Swinton'un aday olamamasıydı, akademi onun yerine genç oyuncu Rooney Mara'yı tercih etti ve kesinlikle büyük haksızlık yaptı, diğer 4 aday zaten belliydi, ben belki Cannes'da en iyi kadın oyuncu ödülünü kazanan Kirsten Dunst'ın akademi tarafından görülebileceğini düşündüm ama yanılmışım, keşke Swinton'u o kesseydi Mara yerine.
Bu dalda yarış iki aday arasında geçecek The Help ile Viola Davis ve The Iron Lady ile Meryl Streep, ben ikisinin de kazanmasını istiyorum, akademi 68'de yaptığıni yapıp yine iki oyuncuya en iyi kadın Oscarını verir mi? Neden olmasın.
En iyi yardımcı erkek oyuncu adayları:
Kennet Branagh- My Week with Marilyn
Jonah Hill-Moneyball
Nick Nolte-Warrior
Christopher Plummer-Beginners
Max won Sydow-Extremly Loud and Incredibly Close
En büyük süpriz Drive filminde harika oynayan Albert Brooks'un adaylık alamaması oldu, onun yerine genelde komedi rollerinde oynayan Jonah Hill'in Moneyball filmindeki ciddiyetini dikkate almış akademi, oysaki bu dalda iki favori vardı biri de Albert Brooks'du o aday bile olamadığına göre bu dalın galibi şimdiden belli Beginners filmindeki eşcinsel baba rolüyle Christopher Plummer.
En iyi yardımcı kadın oyuncu adayları:
Berenice Bejo-The Artist
Jessica Chastain-The Help
Melissa Mccarthy-Bridesmaids
Janet Mcteer-Albert Nobbs
Octavia Spencer-The Help
Bu dalda hiç süpriz yaşanmadı tahmin edilen oyuncular aday oldular, The Help filminden iki aday çıktı ve bu iki adaydan biri bu dalın kazananı olacaktır, Octavia Spencer Chastain'e göre bir adım önde.
En iyi yönetmen adayları:
Woody Allen-Midnight in Paris
Michael Hazanavicius-The Artist
Terrence Malick-The Tree of Life
Alexander Payne-The Descendants
Martin Scorsese-Hugo
Benim için sürpriz olmasa da bu daldaki tek sürpriz War Horse ile Steven Spielberg'in aday olamaması oldu, onun yerine ise the Tree of Life ile Terrence Malick aday oldu, iyi ki de oldu, Spielberg olsaydı haksızlık olurdu, diğer 4 aday beklenen adaylardı, bu dalda favoriler Scorsese ve Michael Hazanavicius.
En iyi animasyon filmi adayları:
Une vie de Chat
Chico&Rita
Kung fu Panda 2
Puss in Boots
Rango
En büyük sürpriz Golden Globe'u kazanan The Adventures of Tin Tin'in aday olamaması oldu, onun yerine Une vie de Chat aday oldu, her ne kadar Globe'u kazandı diye kızsamda Tin Tin'e aday olması gerekiyordu büyük haksızlık oldu bu. Bu dalın tek favorisi Rango, globe'u Tin Tin'e kaptırdı ama oscar'da rakibi bile yok.
En iyi yabancı film adayları:
Bullhead-Belçika
Footnote-İsrail
In Darkness-Polonya
Monsieur Lazhar-Kanada
A separation-İran
Bu dalda ilk 9'a kalamayan Lübnan yapımı Where do we go Know? benim için büyük şok olmuştu, onun dışında ilk 9'a kalan filmlerden Alman yapımı Pina'nın ilk 5'e kalacağını düşünüyordum ama Akademi onu en iyi belgesel dalında aday göstermiş ve aslında doğru olanı yapmış, bu dalda kazanan çoktan belli geri kalan 4 aday sadece ona eşlik etmek için adaylar. 2011'in en iyi filmlerinden olan A SEPARATION yabancı oscarını kesin kazanacaktır.
En iyi film adayları:
The Artist
The Descendants
Extremely Loud and Incredibly Close
The Help
Hugo
Midnight in Paris
Moneyball
The Tree of Life
War Horse
Bu dalda kaç filmin aday olacağını kimse bilmiyordu 5-10 arası deniyordu, 9 yaptı aykırı akademi, The Tree of Life'ın adaylığı beni çok mutlu etti hak etti çünkü ama Extremely Loud&Incredibly Close'un adaylığına şok oldum, tamamen lobi ile adaylık kazandı, kesinlikle haketmedi aday olmayı. Onun yerine Tinker, Tailor, Soldier, Spy aday olmalıydı yada Drive. Onun dışında hakeden filmler aday olmuş.
9 adaylık olmasına rağmen yarış 3 aday arasında geçecek bu filmler: The Artist, Hugo ve The Descendants olacak.
En iyi erkek oyuncu adayları:
George Clooney-The Descendants
Brad Pitt-Moneyball
Jean Dujardin-The Artist
Gary Oldman-Tinker, Tailor, Soldier, Spy
Demian Birchir-A Better Life
Leonardo Dicaprio ve Michael Fassbender'in adaylık dışı kalması herkesi şaşırttı ama akademi sever böyle şokları, Leo ve Fassbender yerine listeye giren Demian Birchir A Better Life'da gerçekten çok iyiydi ama yine de Fassbender'i kesemezdi, Oldman ise Tinker, Tailor, Soldier, Spy'da adeta oyunculuk dersi vermiş o yüzden Leo yerine aday olması bence doğru karar.
En iyi kadın oyuncu adayları:
Glenn Close-Albert Nobbs
Viola Davis-The Help
Rooney Mara-The Girl with The Dragon Tattoo
Meryl Streep-The Iron Lady
Michelle Williams-My Week with Marilyn
Bu dalda en büyük şok We Need to Talk About Kevin ile harika bir oyunculuk sergileyen Tilda Swinton'un aday olamamasıydı, akademi onun yerine genç oyuncu Rooney Mara'yı tercih etti ve kesinlikle büyük haksızlık yaptı, diğer 4 aday zaten belliydi, ben belki Cannes'da en iyi kadın oyuncu ödülünü kazanan Kirsten Dunst'ın akademi tarafından görülebileceğini düşündüm ama yanılmışım, keşke Swinton'u o kesseydi Mara yerine.
Bu dalda yarış iki aday arasında geçecek The Help ile Viola Davis ve The Iron Lady ile Meryl Streep, ben ikisinin de kazanmasını istiyorum, akademi 68'de yaptığıni yapıp yine iki oyuncuya en iyi kadın Oscarını verir mi? Neden olmasın.
En iyi yardımcı erkek oyuncu adayları:
Kennet Branagh- My Week with Marilyn
Jonah Hill-Moneyball
Nick Nolte-Warrior
Christopher Plummer-Beginners
Max won Sydow-Extremly Loud and Incredibly Close
En büyük süpriz Drive filminde harika oynayan Albert Brooks'un adaylık alamaması oldu, onun yerine genelde komedi rollerinde oynayan Jonah Hill'in Moneyball filmindeki ciddiyetini dikkate almış akademi, oysaki bu dalda iki favori vardı biri de Albert Brooks'du o aday bile olamadığına göre bu dalın galibi şimdiden belli Beginners filmindeki eşcinsel baba rolüyle Christopher Plummer.
En iyi yardımcı kadın oyuncu adayları:
Berenice Bejo-The Artist
Jessica Chastain-The Help
Melissa Mccarthy-Bridesmaids
Janet Mcteer-Albert Nobbs
Octavia Spencer-The Help
Bu dalda hiç süpriz yaşanmadı tahmin edilen oyuncular aday oldular, The Help filminden iki aday çıktı ve bu iki adaydan biri bu dalın kazananı olacaktır, Octavia Spencer Chastain'e göre bir adım önde.
En iyi yönetmen adayları:
Woody Allen-Midnight in Paris
Michael Hazanavicius-The Artist
Terrence Malick-The Tree of Life
Alexander Payne-The Descendants
Martin Scorsese-Hugo
Benim için sürpriz olmasa da bu daldaki tek sürpriz War Horse ile Steven Spielberg'in aday olamaması oldu, onun yerine ise the Tree of Life ile Terrence Malick aday oldu, iyi ki de oldu, Spielberg olsaydı haksızlık olurdu, diğer 4 aday beklenen adaylardı, bu dalda favoriler Scorsese ve Michael Hazanavicius.
En iyi animasyon filmi adayları:
Une vie de Chat
Chico&Rita
Kung fu Panda 2
Puss in Boots
Rango
En büyük sürpriz Golden Globe'u kazanan The Adventures of Tin Tin'in aday olamaması oldu, onun yerine Une vie de Chat aday oldu, her ne kadar Globe'u kazandı diye kızsamda Tin Tin'e aday olması gerekiyordu büyük haksızlık oldu bu. Bu dalın tek favorisi Rango, globe'u Tin Tin'e kaptırdı ama oscar'da rakibi bile yok.
En iyi yabancı film adayları:
Bullhead-Belçika
Footnote-İsrail
In Darkness-Polonya
Monsieur Lazhar-Kanada
A separation-İran
Bu dalda ilk 9'a kalamayan Lübnan yapımı Where do we go Know? benim için büyük şok olmuştu, onun dışında ilk 9'a kalan filmlerden Alman yapımı Pina'nın ilk 5'e kalacağını düşünüyordum ama Akademi onu en iyi belgesel dalında aday göstermiş ve aslında doğru olanı yapmış, bu dalda kazanan çoktan belli geri kalan 4 aday sadece ona eşlik etmek için adaylar. 2011'in en iyi filmlerinden olan A SEPARATION yabancı oscarını kesin kazanacaktır.
16 Ocak 2012 Pazartesi
Golden Globes Gecesi ve Kazananlar

Dün gece Oscar'dan sonra en görkemli törenlerden biri olan Golden Globes'lar dağıtıldı, birbirinden güzel starlar önce kırmızı halıda birbirinden ünlü tasarımcıların kıyafetleri ile adeta şov yaptılar, gecenin şık ve rüküşleriyle başlayalım önce.
Gecenin en şık 3 kadını sırasıyla: Kırmızı kıyafetiyle Reese witherspoon, pembe elbisesiyle Charlize Theron ve yeşil-mavi karışımı deniz kızını andıran elbisesiyle Sophia Vergara oldular. Reese Witherspoon göğüs ve sırt dekoltesiyle, Charlize Theron bacak dekoltesiyle, Sophia Vergara ise sırt ve göğüs dekolteleriyle geceye damgalarını vurdu.
Gecenin çifti ise tabi ki Brad Pitt ve Angelin Jolie oldu, ayrıca Angelina da ilk 3'e giremesede gayet şıktı.
Gecenin rüküşlerine gelirsek Piper Perabo, Tilda Swinton ve Meryl Streep ilk 3 sırayı çok rahat bir şekilde aldılar.
Perabo olmayan göğüs dekoltesiyle transparan ve akıllara zarar bir elbise giydi,
Swinton ise geleneksel rüküş haline devam etti ve bizi şaşırtmadı ve ben tarzımdan ödün vermem dedi, Streep ise ödül aldığı gecede elbisesiyle maalesef sınıfta kaldı, Golden Globe değilde sanki gece gezmesine gider gibi giyinmişti.
Ödül törenine gelecek olursak geçen seneye gere daha sönük geçtiğini söylemek gerekir, bunun sebebi de Ricky Gervais'in daha geri planda kalmasıydı, geçen sene esprileriyle törene damga vuran Gervais, bu senede salondakileri ve televizyon başında izleyenleri çok güldürdü ama maalesef ona ayrılan süre daha kısıtlıydı ama o bu kısıtlı sürede yine damgasını vurdu törene, özellikle törenin başında yaptığı Kim Kardashain-Kate Middleton esprisi ve en iyi müzik ödülünü sunarken yaptığı Madonna-Elthon John esprileri gayet iyiydi.
Ödüllere gelirsek fazla süpriz olmadı açıkçası, eskiden globe'da çok daha fazla süpriz olurdu bu sene beklenenler kazandı bi kaç ödül dışında, kazananlar ve yorumlarımı yapayım hemen.
En iyi film Drama:
Bu dalda "The Descendants" favoriydi onu zorlayak bir film yoktu ve öylede oldu, rahat bir şekilde kazandı ödülü Alexander Payne'in filmi.
En iyi film Komedi/Müzikal:
Bu dalda da Oscarın da en büyük favorisi olan "The Artıst" kazandı. Şimdi Oscar'da "The Descendants" mı? yoksa "The Artist" mi? kazanacak bu sorunun cevabı bekleniyor.
En iyi Yönetmen:
Genelde en iyi filmi kazanan filmin yönetmeni kazanır ama bu sefer öyle olmadı ve iyiki olmadı çünkü 2011'in en iyi filmlerinden olan "Hugo" ve usta yönetmen Martin Scorsese bu ödülü hakettiler.
En iyi kadın oyuncu Drama:
İşte bu dalda süpriz demesek de iki kişiden kaybedenin hakkı yenecek bir durum vardı bir tarafta "The Help" ile harika bir performan gösteren Viola Davis diğer tarafta İngiltere'nin eski başbakanı Margaret Thatcher rolüyle Meryl Streep ve kazanan Streep oldu, Oscar'da tam tersini görebiliriz, benim görüşüm ikisine de vermek olurdu ödülü çünkü hangisi kazanırsa diğerine haksızlık olacak, o kadar iyi oynamış iki oyuncuda.
En iyi erkek oyuncu Drama:
Bu dalda da Hollywood'un iki yakışıklı aktörü favoriydi bi tarafta Brad Pitt diğer tarafta George Clooney, ve bence de hakeden kazandı, ödülü Clooney aldı.
En iyi kadın oyuncu Komedi:
Bu dalda da tek favori vardı o da Marilyn Monroe'yu calandıran Michelle Williams, filmin çekim aşamasında Monroe'yu canlandıracak kişi Williams olmamalıydı demiştim hala da arkasındayım sözümün ama Williams rolünün hakkını fazlasıyla vermiş ve bu ödülü haketmiş.
En iyi erkek oyuncu Komedi:
The Artist filminin başrol oyuncusu Jean Dujardin bu dalda tek favoriydi ve kazanan oldu.
En iyi yardımcı kadın oyuncu:
Kazanan The Help filminden bir oyuncu olacaktı ya Jessica Chastain ya da Octavia Spencer, %51'e %49 Spencer demiştim ve o kazandı ama Chastain de alsa itirazım olmazdı. Jessica Chastain ödülü alamasada 2011'de oynadığı 4 harika filmle seneye damgasını vurdu önce "The Tree of Life" filminde karşımıza çıktı sonrasında "Take Shelter" ve ardından "Coriolanus" ve son olarak da "The Help" bu 4 muhteşem filmde de önemli karakterleri oynadı ve adından çok bahsettirdi o yüzden ödül almasa da önemli değil aslında.
En iyi yardımcı erkek oyuncu:
İki usta oyuncu bu dalda öne çıkıyordu "Drive" filmiyle Albert Brooks ve "Beginners" filmiyle Christopher Plummer, ama ben biraz da duygusal olarak Plummer'ın almasını istiyordum aslında ve o kazandı.
En iyi animasyon Filmi:
Gecenin tek haksızlığı bu dalda yapıldı Rango almalıydı ama Spielberg farkıyla The Adventures of Tin Tin kazandı, umarım Oscar'da Rango alır, çünkü çok daha eğlenceli ve iyi bir animasyon.
En iyi yabancı Film:
Gecenin en kesin ödülüydü diğer adaylar kontenjan dolsun diye ordaydılar, Oscar'da da kazanacak hatta bence 2011'n en iyi filmi Asghar Farhadi'nin A SEPARATION filmi, harika bir İran yapımı, tek kelimeyle olağanüstü bir film.
En iyi Senaryo:
Çoğu kişi bu ödülün kazananını haftalar öncesinden "The Artist" olarak belirlese de ben ısrarla Woody Allen'ın sihirli değdiği "Midnight in Paris"in kazanacağını savundum ve hak eden kazandı, Paris'e aşık olacağınız bir senaryo ve sıcacık bir film ile Allen bu ödülü hak etti ve kazandı.
Kazananlar böyledi şimdi sırada Oscar heyecanı var ve ben Oscar'da bu ödüllerin değişeceğini biraz daha süprizler olacağını düşünüyorum, zaten Gervais'in de dediği gibi Golden Globe Kim Kardashian ise Oscar Kate Middleton'dur.
Golden Globes'da bir Türk: Meltem Cumbul

Golden Globes Dünya'da 160 ülkenin canlı yayınladığı ve Oscar'dan sonra en çok izlenen ödül törenlerinden biri olarak Dünya'da büyük yankı uyandıran ve özellikle kırmızı halı'da en önemli Hollywood yıldızlarının milyon dolarlık takıları ve elbiseleriyle boy gösterdiği bir tören ve bu törende bir Türk'ün yer alması bence çok önemli bir olay, Dünya sinemasında yeri olmayan bir ülkeyiz ve Hollywood'da da maalesef hiç bir oyuncumuzun ismi yok, tüm bunlara rağmen Meltem Cumbul'un orda sahneye çıkması gayet önemli bir olay diye düşünüyorum.
Evet bir sürü tarafını eleştirebiliriz Cumbul'un, kıyafeti kötü, makyajı vasat diyebiliriz, daha iyi olabilirdi bu da doğru ama kim ne derse desin Madonna'dan sonra sahneye çıktı ve 48 saniyelik bir konuşma yaptı orada.
Meltem Cumbul'un ismini ilk duyduğumda açıkçası ben de şaşırdım, çünkü bu tür törenlerde hep dünyaca tanınan yıldızlar sahne alır, Meltem Cumbul'u Türkiye dışında tanıyan bir Ülke olmadığı da gerçek, işte bu yüzden orda olması büyük bir başarı zaten, Hollywood ünlüleri zaten ordalar her zaman ama adı, şanı duyulmamış, Amerika'da 2 tane c class filmde oynamış bir kişinin o sahneye çıkabilmesi büyük bir başarıdır, Brad Pitt, Angelina Jolie, Leonardo DiCaprio, Charlize Theron ve daha onlarca Hollywood yıldızının olduğu bir ödül töreninde bahsediyoruz, Kral tv ya da başka kıytırık törenlerden değil bunu da dikkate almak gerekir.
Yazımın başlarında dediğim gibi eleştirmek kolay, haklı eleştirilerde var 100 yılda bir yakalanacak bir fırsat bu, daha iyi bir kıyafet olabilirdi, ama bardağın dolu kısmına bakmak gerekir bazen.
İlk başta yabancı film ödülünü sunacak denildi, keşke öyle olsaydı ama son dakika değişikliğiyle olmadı maalesef, bende dün gece Meltem Cumbul'u eleştirenler kısmındaydım ama bugün uyandığımda şunu düşündüm, biz evlerimizde pijamalarımızla töreni izlerken, o Dünyanın izlediği bir ödül törenindeydi ve bunu başaran ilk Türk oldu, umarım ileriki zamanlarda o törenlerde ödüller alan bir ülke konumuna geliriz, şu an yapılması gereken Meltem Cumbul'u tebrik etmekten başka bir şey olmamalı, tüm Dünyanın izlediği bir törene ilk defa çıkmak ve küçükken tv'de izlediği, hayranı olduğu starların ortasında sahneye çıkıp sesi gram titremeden konuşmak, kolay değil hem de hiç kolay değil, tebrikler Meltem Cumbul.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)